AYNI ÇATI ALTINDA


Bugün yurdumuzda kalan 22 yaşındaki bir öğrencinin yaşamına son verdiğini öğrendim. Onu tanımıyordum. Adını, bölümünü ve yaşını bugün duydum. Buna rağmen içimde tarif etmekte zorlandığım bir ağırlık var.


İnsanlar bana sürekli "Tanıyor muydun?" diye soruyor. Hayır, tanımıyordum. Belki de beni en çok üzen şey bu. Aynı yurtta kalıyorduk. Aynı çatı altındaydık. Belki aynı merdivenlerden çıktık, aynı yemekhanede yemek yedik, aynı bahçeden geçtik. Fakat birbirimizin hayatına hiç dokunmadık.


Bu olaydan sonra düşünmeden edemiyorum: Bir insan nasıl bu kadar yakınımızda olup da bu kadar görünmez kalabilir? Yüzlerce kişinin yaşadığı bir yurtta, onlarca odanın arasında, her gün yüzlerce selamın verildiği bir yerde bir insanın sessizce kendi acısıyla baş başa kalması ne kadar ağır bir gerçektir.


Kendime dönüp baktığımda, tanıdığım birçok insan olduğunu görüyorum. Dertlerini dinlediğim, halini hatırını sorduğum, yanında olmaya çalıştığım insanlar var. Fakat bugün ilk kez, tanımadığım bir insanın eksikliğini hissediyorum. Sanki bir yerlerde karşılaşma ihtimalimiz vardı da o ihtimal sonsuza kadar ortadan kalkmış gibi.


Belki onu tanısaydım hiçbir şeyi değiştiremezdim. Belki birkaç kez konuşmuş olsak bile yaşadığı acıları anlayamazdım. Fakat yine de insanın içinde bir "keşke" kalıyor. Çünkü ölüm, geriye dönüp bakıldığında sıradan görünen ayrıntıları bile önemli hâle getiriyor.


Bugün anladım ki aynı çatı altında yaşamak, birbirimizi gerçekten tanıdığımız anlamına gelmiyor. Kalabalıkların içinde de yalnızlık mümkün olabiliyor. Ve bazen en büyük sessizlik, en kalabalık yerlerde yaşanıyor.


Bu genç kızın hikâyesini bilmiyorum. Neler yaşadığını, hangi mücadeleleri verdiğini de bilmiyorum. Hayallerini de bilmiyorum. Eksik kaldığı hikayesinin dününü bile bilmiyorum. Bildiğim tek şey, bugün aynı yurtta bir odanın eksildiği ve bir hayatın yarım kaldığıdır.


Bazı ölümler sadece bir insanı değil, geride kalanların düşüncelerini de değiştirir. Bu ölüm bana, insanların taşıdığı yükleri her zaman göremeyeceğimizi; bu yüzden birbirimize biraz daha dikkatle bakmamız gerektiğini hatırlattı üstelik bazen baktığımızda göremiyor olmamıza rağmen bunu yapmamız gerektiğini de gösterdi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SESSİZCE

Kaleme Gelen Kelamlarım -I

KÜLBAHAR