Kaleme Gelen Kelamlarım -I

Gece 

Dudaklarından: sızan ışıkla yıkandı odam

Bir çalıntı güneş  

Saklıyorum 

Mahpus kirpiklerimin zindanında 


Sabah uyandığım o ilk saniye

Göğsünün dalgası vurur yalnızlığıma,  

Soluk alışın

Fotosentez yapan bir yıldız

Besler karanlığımı yalnız


Beynimde kurduğun ülke

Sınırları yok 

Pasaportsuz giriyorum  

Gözlerinin gölgesinin vizesiyle 

Her düşünce durağında  

Seni istasyon şefi yaptım 


Seni görmek için isterim izin

"Yok" dersin, bilirim 

Bulanık bir siluetin 

Hafızamı yoklar durur 

Halbuki ezbere bilirdim 

Teninin coğrafyasını milim milim


Ahmet Arif’in prangası değil bu!  

Zamanı büken bir özlem:

Dakikaları eriten,  

Saatleri mum gibi eğiten,  

Geceyi hamur yoğurur gibi  

Senin kokunla sarmalayan

  

Yokluğun bana yazdırdı:  

Var olduğun saniyeler

Bir mürekkep balığının

Karanlığı savuruşu gibi

Islattı sayfalarımı


Şimdi buradayım:  

Gece bekçisi özlemin,  

Yıldızları sayarken  

Her birinin içinde sen 

Sende biriken 

Vuslat tohumu 



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SESSİZCE

KÜLBAHAR