BAŞKASININ OLMASINI İSTEDİĞİN OLMAK AMA ASLA İSTEDİĞİN OLAMAMAK

Kimim ben? Son zamanlarda çevredekilerin her isteğini yerine getirmeye çalışan bir peri miyim? Dertlerine, sorunlarına derman olan o sihirli dokunuş? Belki de öyleyimdir. Belki de çevresi olabildiğince kalabalık, herkese kol kanat geren ama kendi kanadı kırık olanımdır.


Kime açılmaya çalışsam, hangi omza başımı koymaya niyetlensem, daha sözümün başında reddediliyorum. Anlaşılıyor ki en önemsiz dertlere sahipmişim. Öyle önemsiz ki, ben bile göremedim onları. Hep etraftakileri konuşturdum, onları dinledim. Peki ya ben? Dinleyen oldu mu? Bu bencilce bir soru mu? Artık yorum yapmak istemiyorum. Artık dinlemek değil, dinlenmek istiyorum.


Başkalarının korkusuyla korkup, üzüntüsüyle üzülüp, derdiyle dertlenen o kişi olmayı reddediyorum. Bunu kime haykıracağımı bilmiyorum, ama istemiyorum! Yaslanılan o sırt olmaktan, iki büklüm oldum daha şuncacık vakitte. Ben ise yaslanabilmek için sadece sert bir duvar dibi arıyorum.


Bu böyle olmamalıydı. Sanki bir yerlerde çok büyük yanlışlar oldu. Kayıp mı veriyorum içten içe? Kaybettikçe görünmez mi oldum, yoksa önemsiz mi?


Şu an burada olmalı mıyım, bilemedim. Yazmama sebep kendi derdim mi, onu da bilmiyorum. Sadece yorgunum. Gerçekten yorgunum. Ben de zor zamanlar geçiriyorum. Ben de anlaşılmak istiyorum. Ben de hıçkıra hıçkıra ağlamak ve -belki işe yaramayacak ama- içten bir teselli cümlesi duymak istiyorum. Yıkılacak bir yer, bir zemin arıyorum ama yok. Buna sitem etmeye hakkım da yok; zaten hiç olmadı öyle bir yer. Peki, bu saatten sonra olmasını istemek, beklemek suç mu?


Galiba kitap karakterlerimin dertleri daha hafifti. Onları taşıyacak yüreğim vardı. Şimdi ben mi zayıfım, dertler mi ağır? Bilmiyorum. Sadece, kanadımın kırık olduğunu ve biraz da olsa kendi uçuşumu hatırlamam gerektiğini biliyorum. Peri masalları biter. Geriye, kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan, yorgun ama direnen bir insan kalır.


Ve o insan, artık herkesten önce kendini dinlemeye karar verir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SESSİZCE

Kaleme Gelen Kelamlarım -I

KÜLBAHAR