TANRIÇANIN KISKANDIĞI GÜZELLİK

Saç tellerinin her birinde bir yaz asılı kalmış
Dünyanın her bucağında bir koku, alışılmamış
Ve Tanrıça seni kendi yansımasından kıskanmış
Bu güzelliğin nasıl asırlarca duyulmamış, şaşmış

Seni tanımadan bilirdim sadece klişe
Ezber bozduruyor sendeki bu neşe
Nasıl güzel gülüp kriz geçirtiyorsun güneşe
İnan ki gönülde varsa, senden yanadır başköşe

Seni seyrederim her saat memnuniyetle
Bu güzelliğin başa bela getirecek bir silsile
Hafif bir rüzgar ve kokun değer oldu o yele
Gülüşlerini dağıtıyorsun ortalık yerde rastgele

Gözlerin güzel bir düştür cennetten çalınan,
Saçların altın teli, güneşe meydan okuyan!
Dudakların bal damlatır, arılar kıskanır rüyadan, 
Tanrıça “Bu güzellik bana ait!” dese, yalan…

Yürüdüğün yolda güller gönülleri bağlar
Gülüşün yüreğimdeki bu ateşi dağlar
Zaman seninle soluk alır, sonsuzluk çağlar
Bu ihtişamı yaratmak için kâinat dahi ağlar

Mecnun’un çölleri yaktığı nefesle yanarken,
Leyla’nın gizli yolu senden öğrenir izi.
Ateşi söndüren su, sensin Ferhad’ın Şirin’i,
Şairler ilham diye her yerde arar seni

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SESSİZCE

Kaleme Gelen Kelamlarım -I

KÜLBAHAR